5 soru · 100 puan
3 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓
2026–2027 · 1. DÖNEM 1. YAZILI
Okulunun seçtiği senaryoyu aç. Önce öğrenci kâğıdını çöz; sonra açıklamalı yanıtlar ve puanlama ölçütleriyle kontrol et.
3 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓3 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓4 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓Metni büyütmek veya ekran okuyucuyla çalışmak için senaryonu aç.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
Sabah, perdemi usulca araladı;
Bir çizgi ışık düştü eski masama.
Dün söyleyemediğim söz
Bugün filiz verdi avucumda.
Şiirin baskın duygusunu veya temasını belirleyiniz. Yorumunuzu iki ayrı dizedeki ifadeyle gerekçelendiriniz.
Yeni bir başlangıç, umut veya kendini ifade etme cesareti öne çıkar. “Bir çizgi ışık” karanlığın dağılmasıyla yeni olanağı; “söz ... filiz verdi” ise söylenemeyen düşüncenin canlanmasını düşündürür.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
Cebimde bir avuç sessizlik,
Kalabalık sokağa çıktım.
Bir dostun “Merhaba”sıyla
İçimdeki kapılar açıldı.
“Cebimde bir avuç sessizlik” ve “içimdeki kapılar açıldı” ifadelerini bağlamda açıklayınız. Son iki dizeyi imge kullanmadan bir cümleyle yeniden anlatınız.
İlk ifade kişinin suskunluğunu içine alıp taşıması gibi bir kapanmışlığı düşündürür. İkinci ifade dostça selamın onu rahatlatıp iletişime açmasını anlatır. “Dostum selam verince rahatladım ve konuşmaya istek duydum.” denebilir.
Bu çalışma için yazılmış deneme parçası:
Bir sözü etkili kılan, her zaman uzunluğu değildir. Bazen yerinde söylenen kısa bir teşekkür, sayfalarca övgüden daha çok anlam taşır. Ama kısalık da tek başına değer değildir; düşünülmeden söylenen kısa söz incitebilir. Sanırım sözü güzelleştiren, karşımızdakini ve söyleneceği anı hesaba katmasıdır.
Yazarın sözün etkisiyle ilgili temel görüşünü açıklayınız. “Kısa söz her zaman iyidir.” yargısının bu metinle uyumlu olup olmadığını bir kanıtla değerlendiriniz.
Sözün etkisi uzunluğundan çok kişiye ve zamana uygunluğuna bağlıdır. “Kısa söz her zaman iyidir.” yargısı uygun değildir; yazar düşünülmeden söylenen kısa sözün incitebileceğini belirtir.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
İstasyonda bir sandalye boş kaldı,
Saat, duvarda aynı sesi saydı.
Elimde soğuyan çayla
Gelen her trene baktım.
Şiirdeki kişinin hangi durumda olduğu çıkarılabilir? İki ifadeyle destekleyiniz. Beklediği kişinin kim olduğunu kesin söyleyip söyleyemeyeceğimizi gerekçelendiriniz.
Birini veya bir gelişi beklediği, bekleyişinin sürdüğü çıkarılabilir. Boş sandalye, soğuyan çay ve her trene bakma bekleyişi destekler. Beklenen kişinin kimliği verilmediğinden anne, arkadaş vb. olduğu kesin söylenemez.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
Ay ışığı dut yapraklarında dinlendi,
Serinlik usulca değdi yüzüme.
Uzak bir çeşme geceyi fısıldarken
Telaşım çekildi odanın köşesine.
Şiirdeki ortamı ve duyguyu 5–6 cümlelik bir betimleme paragrafına dönüştürünüz. En az iki duyusal ayrıntı kullanınız; şiirin anlamıyla bağlantılı bir imgeye yer veriniz. Cümleler arasında bütünlük kurup yazım ve noktalama kurallarını uygulayınız.
Ay ışığı dut ağacının yapraklarına gümüş çizgiler bırakıyordu. Açık pencereden gelen serinlik yüzüme hafifçe dokunuyordu. Uzak çeşmenin sesi, gecenin sessizliğinde ince bir fısıltı gibi duyuluyordu. Odanın karanlık köşeleri artık ürkütücü görünmüyordu. Gün boyu içimi dolduran telaş, yerini ağır ağır dinginliğe bırakıyordu.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
Sabah, perdemi usulca araladı;
Bir çizgi ışık düştü eski masama.
Dün söyleyemediğim söz
Bugün filiz verdi avucumda.
Şiirin baskın duygusunu veya temasını belirleyiniz. Yorumunuzu iki ayrı dizedeki ifadeyle gerekçelendiriniz.
Yeni bir başlangıç, umut veya kendini ifade etme cesareti öne çıkar. “Bir çizgi ışık” karanlığın dağılmasıyla yeni olanağı; “söz ... filiz verdi” ise söylenemeyen düşüncenin canlanmasını düşündürür.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
Cebimde bir avuç sessizlik,
Kalabalık sokağa çıktım.
Bir dostun “Merhaba”sıyla
İçimdeki kapılar açıldı.
“Cebimde bir avuç sessizlik” ve “içimdeki kapılar açıldı” ifadelerini bağlamda açıklayınız. Son iki dizeyi imge kullanmadan bir cümleyle yeniden anlatınız.
İlk ifade kişinin suskunluğunu içine alıp taşıması gibi bir kapanmışlığı düşündürür. İkinci ifade dostça selamın onu rahatlatıp iletişime açmasını anlatır. “Dostum selam verince rahatladım ve konuşmaya istek duydum.” denebilir.
Bu çalışma için yazılmış deneme parçası:
Bir sözü etkili kılan, her zaman uzunluğu değildir. Bazen yerinde söylenen kısa bir teşekkür, sayfalarca övgüden daha çok anlam taşır. Ama kısalık da tek başına değer değildir; düşünülmeden söylenen kısa söz incitebilir. Sanırım sözü güzelleştiren, karşımızdakini ve söyleneceği anı hesaba katmasıdır.
Yazarın sözün etkisiyle ilgili temel görüşünü açıklayınız. “Kısa söz her zaman iyidir.” yargısının bu metinle uyumlu olup olmadığını bir kanıtla değerlendiriniz.
Sözün etkisi uzunluğundan çok kişiye ve zamana uygunluğuna bağlıdır. “Kısa söz her zaman iyidir.” yargısı uygun değildir; yazar düşünülmeden söylenen kısa sözün incitebileceğini belirtir.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
İstasyonda bir sandalye boş kaldı,
Saat, duvarda aynı sesi saydı.
Elimde soğuyan çayla
Gelen her trene baktım.
Şiirdeki kişinin hangi durumda olduğu çıkarılabilir? İki ifadeyle destekleyiniz. Beklediği kişinin kim olduğunu kesin söyleyip söyleyemeyeceğimizi gerekçelendiriniz.
Birini veya bir gelişi beklediği, bekleyişinin sürdüğü çıkarılabilir. Boş sandalye, soğuyan çay ve her trene bakma bekleyişi destekler. Beklenen kişinin kimliği verilmediğinden anne, arkadaş vb. olduğu kesin söylenemez.
Bu çalışma için yazılmış deneme parçası:
Bir şiiri ilk okuyuşumda bütün anlamlarını çözdüğümü sandığım olur. İkinci okuyuşta ise önce görmediğim bir sözcük durdurur beni. Şiir değişmemiştir; değişen, benim ona yönelttiğim sorudur. Yine de her düşündüğümü şiire yükleyemem. Yorumumun tutunacağı bir dize ararım.
“Şiir değişmemiştir; değişen, benim ona yönelttiğim sorudur.” cümlesinin anlamını açıklayınız. Yazarın yorum yaparken koruduğu sınır nedir? Metinden bir ifadeyle gösteriniz.
Yeniden okuma, okurun dikkatini başka yönlere çevirerek aynı metinde yeni anlamlar bulmasını sağlar. Ancak yorum metne dayanmalıdır; “Yorumumun tutunacağı bir dize ararım.” ifadesi bu sınırı gösterir.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
Ay ışığı dut yapraklarında dinlendi,
Serinlik usulca değdi yüzüme.
Uzak bir çeşme geceyi fısıldarken
Telaşım çekildi odanın köşesine.
Şiirdeki ortamı ve duyguyu 5–6 cümlelik bir betimleme paragrafına dönüştürünüz. En az iki duyusal ayrıntı kullanınız; şiirin anlamıyla bağlantılı bir imgeye yer veriniz. Cümleler arasında bütünlük kurup yazım ve noktalama kurallarını uygulayınız.
Ay ışığı dut ağacının yapraklarına gümüş çizgiler bırakıyordu. Açık pencereden gelen serinlik yüzüme hafifçe dokunuyordu. Uzak çeşmenin sesi, gecenin sessizliğinde ince bir fısıltı gibi duyuluyordu. Odanın karanlık köşeleri artık ürkütücü görünmüyordu. Gün boyu içimi dolduran telaş, yerini ağır ağır dinginliğe bırakıyordu.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
Sabah, perdemi usulca araladı;
Bir çizgi ışık düştü eski masama.
Dün söyleyemediğim söz
Bugün filiz verdi avucumda.
Şiirin baskın duygusunu veya temasını belirleyiniz. Yorumunuzu iki ayrı dizedeki ifadeyle gerekçelendiriniz.
Yeni bir başlangıç, umut veya kendini ifade etme cesareti öne çıkar. “Bir çizgi ışık” karanlığın dağılmasıyla yeni olanağı; “söz ... filiz verdi” ise söylenemeyen düşüncenin canlanmasını düşündürür.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
Cebimde bir avuç sessizlik,
Kalabalık sokağa çıktım.
Bir dostun “Merhaba”sıyla
İçimdeki kapılar açıldı.
“Cebimde bir avuç sessizlik” ve “içimdeki kapılar açıldı” ifadelerini bağlamda açıklayınız. Son iki dizeyi imge kullanmadan bir cümleyle yeniden anlatınız.
İlk ifade kişinin suskunluğunu içine alıp taşıması gibi bir kapanmışlığı düşündürür. İkinci ifade dostça selamın onu rahatlatıp iletişime açmasını anlatır. “Dostum selam verince rahatladım ve konuşmaya istek duydum.” denebilir.
Bu çalışma için yazılmış deneme parçası:
Bir sözü etkili kılan, her zaman uzunluğu değildir. Bazen yerinde söylenen kısa bir teşekkür, sayfalarca övgüden daha çok anlam taşır. Ama kısalık da tek başına değer değildir; düşünülmeden söylenen kısa söz incitebilir. Sanırım sözü güzelleştiren, karşımızdakini ve söyleneceği anı hesaba katmasıdır.
Yazarın sözün etkisiyle ilgili temel görüşünü açıklayınız. “Kısa söz her zaman iyidir.” yargısının bu metinle uyumlu olup olmadığını bir kanıtla değerlendiriniz.
Sözün etkisi uzunluğundan çok kişiye ve zamana uygunluğuna bağlıdır. “Kısa söz her zaman iyidir.” yargısı uygun değildir; yazar düşünülmeden söylenen kısa sözün incitebileceğini belirtir.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
İstasyonda bir sandalye boş kaldı,
Saat, duvarda aynı sesi saydı.
Elimde soğuyan çayla
Gelen her trene baktım.
Şiirdeki kişinin hangi durumda olduğu çıkarılabilir? İki ifadeyle destekleyiniz. Beklediği kişinin kim olduğunu kesin söyleyip söyleyemeyeceğimizi gerekçelendiriniz.
Birini veya bir gelişi beklediği, bekleyişinin sürdüğü çıkarılabilir. Boş sandalye, soğuyan çay ve her trene bakma bekleyişi destekler. Beklenen kişinin kimliği verilmediğinden anne, arkadaş vb. olduğu kesin söylenemez.
Bu çalışma için yazılmış deneme parçası:
Bir şiiri ilk okuyuşumda bütün anlamlarını çözdüğümü sandığım olur. İkinci okuyuşta ise önce görmediğim bir sözcük durdurur beni. Şiir değişmemiştir; değişen, benim ona yönelttiğim sorudur. Yine de her düşündüğümü şiire yükleyemem. Yorumumun tutunacağı bir dize ararım.
“Şiir değişmemiştir; değişen, benim ona yönelttiğim sorudur.” cümlesinin anlamını açıklayınız. Yazarın yorum yaparken koruduğu sınır nedir? Metinden bir ifadeyle gösteriniz.
Yeniden okuma, okurun dikkatini başka yönlere çevirerek aynı metinde yeni anlamlar bulmasını sağlar. Ancak yorum metne dayanmalıdır; “Yorumumun tutunacağı bir dize ararım.” ifadesi bu sınırı gösterir.
Bu çalışma için yazılmış iki kısa şiir parçası:
I. Yağmur vurdu cama; / İçimdeki yolculuk kapıya sığmadı.
II. Yağmur vurdu cama; / Eski koltuğum sessizce yanıma çağırdı.
İki parçada yağmurun kişide uyandırdığı yönelişi karşılaştırınız. Her yorumunuzu ilgili parçadan bir ifadeyle destekleyiniz.
I. parçada dışarı çıkma, yolculuk veya hareket isteği öne çıkar; “yolculuk kapıya sığmadı” sözü bunu gösterir. II. parçada evde kalma, dinlenme veya içe yönelme vardır; koltuğun çağırması bu yönelişi destekler.
Bu çalışma için yazılmış şiir:
Ay ışığı dut yapraklarında dinlendi,
Serinlik usulca değdi yüzüme.
Uzak bir çeşme geceyi fısıldarken
Telaşım çekildi odanın köşesine.
Şiirdeki ortamı ve duyguyu 5–6 cümlelik bir betimleme paragrafına dönüştürünüz. En az iki duyusal ayrıntı kullanınız; şiirin anlamıyla bağlantılı bir imgeye yer veriniz. Cümleler arasında bütünlük kurup yazım ve noktalama kurallarını uygulayınız.
Ay ışığı dut ağacının yapraklarına gümüş çizgiler bırakıyordu. Açık pencereden gelen serinlik yüzüme hafifçe dokunuyordu. Uzak çeşmenin sesi, gecenin sessizliğinde ince bir fısıltı gibi duyuluyordu. Odanın karanlık köşeleri artık ürkütücü görünmüyordu. Gün boyu içimi dolduran telaş, yerini ağır ağır dinginliğe bırakıyordu.
Özgün yazılı hazırlık sorularıdır. Resmî sınav soruları değildir. Bazı sorular farklı senaryolarda tekrar kullanılır; senaryolar birbirinden bağımsız denemeler olarak değerlendirilmemelidir.