5 soru · 100 puan
3 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓
2026–2027 · 1. DÖNEM 1. YAZILI
Okulunun seçtiği senaryoyu aç. Önce öğrenci kâğıdını çöz; sonra açıklamalı yanıtlar ve puanlama ölçütleriyle kontrol et.
3 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓3 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓4 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓3 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓3 öğrenci sayfası
Öğrenci PDF’sini aç ↗Soruları ekrandan oku ↓Metni büyütmek veya ekran okuyucuyla çalışmak için senaryonu aç.
Kurgu gözlem: Bir sınıfın çevrim içi sohbetinde “yarın gelcem” yazılmış, aynı öğrencinin okul yönetimine gönderdiği iletide ise “Yarın geleceğim.” biçimi kullanılmıştır. Başka bir iletide yalnız bir emoji kullanıldığı için buluşma saatinin onaylanıp onaylanmadığı anlaşılmamıştır.
Bu gözlemlerden hareketle teknoloji ve sosyal medyanın dil kullanımını nasıl etkileyebileceğini 6–8 cümlelik bir görüş paragrafında değerlendiriniz. Bir kolaylığı, bir iletişim riskini ve bağlama uygun dil kullanımı için bir öneriyi somut örneklerle açıklayınız.
Dijital iletişim, kısa sürede haberleşmemizi kolaylaştırır. Arkadaş grubunda kullanılan kısaltmalar yazma süresini azaltabilir. Ancak her kısaltma her okur için açık değildir. Yalnız emojiyle verilen bir cevap, buluşma saatinin kabul edildiğini kesin göstermeyebilir. Bu yüzden resmî iletilerde standart yazımı ve açık cümleleri tercih etmeliyiz. Arkadaşlarımızla konuşurken de tarih ve saat gibi önemli bilgileri sözcüklerle belirtmemiz yanlış anlamayı azaltır. Kullanım ortamına göre dilimizi düzenlemek, teknolojinin hızından yararlanırken anlaşılırlığı korumamızı sağlar.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Terminalin saati son otobüse beş dakika kaldığını gösteriyordu. Arda, elindeki bilete baktı; bu yolculuğu kaçırırsa sabahki görüşmeye yetişemeyecekti. Tam perona yürürken yaşlı bir adamın yanlış otobüse yöneldiğini fark etti. Adam ne tabelayı okuyabiliyor ne de sorusunu görevliye duyurabiliyordu. “Birine söylesem yetişirim,” diye düşündü Arda. Çevrede görevli görünmedi. Bir adım perona, bir adım adama doğru attı. Sonunda bileti cebine koyup adamın yanına döndü.
Arda’nın yaşadığı temel çatışmayı, karşı karşıya gelen iki isteği belirterek açıklayınız. Bunun iç çatışma olduğunu gösteren bir davranışı ve sonunda yaptığı seçimi yazınız.
Arda, kendi yolculuğuna/görüşmesine yetişmek ile yardıma ihtiyaç duyan kişiye yardım etmek arasında kalır. Bir adım perona, bir adım adama yönelmesi kararsızlığını gösterir. Sonunda bileti cebine koyarak adamın yanına dönüp yardımı seçer.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Akşamın son vapuru kalkmak üzereydi. İskeledeki dar bekleme salonunda herkes kapıya yakın duruyordu. Yağmur, dışarıdaki bankları kullanılamaz hâle getirmişti. Derya, kalabalığın arasında arkadaşını göremedi. Telefonunu çıkaracakken son çağrı duyuldu. Kapı kapanmadan bir kez daha geriye baktı; salonun köşesinde sallanan mavi atkıyı fark etti.
Zaman baskısını gösteren bir bilgiyi ve bekleme salonunun belirgin bir özelliğini yazınız. Bu iki unsurun Derya’nın arayışını ve karar verme süresini nasıl etkilediğini metne dayanarak açıklayınız.
Zaman akşam ve son vapurun kalkmak üzere olduğu kısıtlı süredir. Mekân dar, kalabalık ve yağmur nedeniyle içeride beklenen bir iskele salonudur. Kalabalık arkadaşını görmeyi zorlaştırır; son çağrı ve kapanacak kapı onu hızlı karar vermeye zorlar.
Bu çalışma için yazılmış kurgu metin ve kurgu çalışma notu:
Çalışma notu: Metni tasarlayan kişi, çocukluğunda bir terzinin aynı kumaşın küçük parçalarını ayırıp sakladığını gözlediğini; bu ayrıntıyı yıllar sonra yazısında kullanmak istediğini belirtir.
Hikâye: Terzinin yanına çırak girdiğim ilk gün, kesilen her parçanın çöpe gideceğini sandım. Usta mavi kırpıntıları ayrı bir kutuya topladı. Aylar sonra onlarla bir çocuğun sökülen çantasını onardı. O küçük parçaların sakladığı zamanı ilk kez o gün gördüm.
Çalışma notundaki hangi gözlem hikâyede karşılık bulmuştur? Bu ortak ayrıntıya dayanarak hikâyedeki “ben”in ve bütün olayların yazarın gerçek yaşamıyla aynı olduğu söylenebilir mi? Gerekçelendiriniz.
Kumaş kırpıntılarını ayırıp saklayan terzi gözlemi, hikâyede mavi parçaların kutuda toplanıp çanta onarımında kullanılmasına yansır. Ancak ortak bir gözlem, anlatıcının yazarla veya bütün olayların yaşanmış hayatla aynı olduğunu kanıtlamaz; gözlem kurmacada dönüştürülebilir.
Hikâye taslağındaki cümleler:
“zeynep de eski defteri ankaraya götürdü mü”
“Kapak aşınmıştı ancak sayfalar sağlamdı.”
İlk cümleyi yazım ve noktalama kurallarına göre düzeltiniz. İkinci cümledeki “ancak” sözcüğünün kurduğu anlam ilişkisini açıklayıp aynı ilişkiyi başka bir bağlayıcıyla koruyarak cümleyi yeniden yazınız.
“Zeynep de eski defteri Ankara’ya götürdü mü?”
Ancak, karşıtlık/beklentinin tersini gösterme ilişkisi kurar. “Kapak aşınmıştı fakat sayfalar sağlamdı.” biçimi aynı ilişkiyi korur.
Kurgu gözlem: Bir sınıfın çevrim içi sohbetinde “yarın gelcem” yazılmış, aynı öğrencinin okul yönetimine gönderdiği iletide ise “Yarın geleceğim.” biçimi kullanılmıştır. Başka bir iletide yalnız bir emoji kullanıldığı için buluşma saatinin onaylanıp onaylanmadığı anlaşılmamıştır.
Bu gözlemlerden hareketle teknoloji ve sosyal medyanın dil kullanımını nasıl etkileyebileceğini 6–8 cümlelik bir görüş paragrafında değerlendiriniz. Bir kolaylığı, bir iletişim riskini ve bağlama uygun dil kullanımı için bir öneriyi somut örneklerle açıklayınız.
Dijital iletişim, kısa sürede haberleşmemizi kolaylaştırır. Arkadaş grubunda kullanılan kısaltmalar yazma süresini azaltabilir. Ancak her kısaltma her okur için açık değildir. Yalnız emojiyle verilen bir cevap, buluşma saatinin kabul edildiğini kesin göstermeyebilir. Bu yüzden resmî iletilerde standart yazımı ve açık cümleleri tercih etmeliyiz. Arkadaşlarımızla konuşurken de tarih ve saat gibi önemli bilgileri sözcüklerle belirtmemiz yanlış anlamayı azaltır. Kullanım ortamına göre dilimizi düzenlemek, teknolojinin hızından yararlanırken anlaşılırlığı korumamızı sağlar.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Kapının önünde durdu. “Şimdi girersem bana ne söyleyecekler?” diye içinden geçirdi. Eli tokmağa uzanınca on yıl önceki bir sabahı hatırladı: Aynı kapıdan elinde bavulla çıkmış, arkasından seslenen kardeşine dönüp bakmamıştı. Koridordan gelen ayak sesleriyle bugüne döndü. Elini tokmaktan çekmedi.
Parçada iç konuşma ve geriye dönüşün kullanıldığı bölümleri gösteriniz. Bu iki tekniğin kişinin şimdiki duraksamasını anlamamıza nasıl katkı sağladığını ayrı ayrı açıklayınız.
“Şimdi girersem bana ne söyleyecekler?” kişinin iç konuşmasıdır; kaygısını doğrudan duyurur. On yıl önce bavulla çıkıp kardeşine bakmaması geriye dönüştür; bugünkü karşılaşma kaygısına geçmişteki ayrılığın zemin hazırladığını düşündürür.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Kapı kapandı. Ses kaldı. Kısa, kuru bir ses. Masada iki bardak, bir eksik el. Bekledim. Sonra yine bekledim. Duvar saati, susmayı bilmeyen tek şeydi odada.
Parçanın üslubunu belirleyen iki özelliği metinden örnekle gösteriniz. Bu özelliklerden birinin bekleyiş duygusuna katkısını açıklayınız.
Kısa ve yer yer eksiltili cümleler kullanılmıştır: “Ses kaldı.”, “Kısa, kuru bir ses.” Ayrıca “bekledim” sözcüğü tekrarlanır. Kısa kesintiler ve tekrar, zamanın ağır ilerlediği kesintili/uzayan bekleyişi hissettirir.
Bu çalışma için yazılmış küçürek hikâye:
Yıllar sonra eski evinin kapısını çaldı. Açan çocuk onu tanımıyordu. “Ben burada büyüdüm,” dedi. Çocuk içeri seslendi: “Bir yabancı geldi!” Elindeki anahtarı cebine koydu.
Son cümlede anahtarın cebe konmasını, kişinin evle kurduğu ilişki bakımından yorumlayınız. Yorumunuzu iki metin ayrıntısıyla destekleyiniz; metnin kesin olarak söylemediği bir şeyi de belirtiniz.
Anahtarın cebe konması, kişinin bir zamanlar kendine ait hissettiği eve artık aynı şekilde giremediğini/aidiyetinin değiştiğini kabullenmesi olarak yorumlanabilir. Yıllar sonra dönmesi ve çocuğun onu yabancı diye tanıtması bu yorumu destekler. Evin kime ait olduğu veya kişinin neden ayrıldığı kesin verilmez.
Hikâye taslağındaki cümleler:
“zeynep de eski defteri ankaraya götürdü mü”
“Kapak aşınmıştı ancak sayfalar sağlamdı.”
İlk cümleyi yazım ve noktalama kurallarına göre düzeltiniz. İkinci cümledeki “ancak” sözcüğünün kurduğu anlam ilişkisini açıklayıp aynı ilişkiyi başka bir bağlayıcıyla koruyarak cümleyi yeniden yazınız.
“Zeynep de eski defteri Ankara’ya götürdü mü?”
Ancak, karşıtlık/beklentinin tersini gösterme ilişkisi kurar. “Kapak aşınmıştı fakat sayfalar sağlamdı.” biçimi aynı ilişkiyi korur.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Nehir, salona girmeden önce konuşmasının ilk cümlesini beşinci kez fısıldadı. “Unutursam herkes güler,” diye düşündü. Kapı açılınca avucundaki notu daha sıkı tuttu; yine de içeri girdi.
Bu parçanın edebiyat ile psikoloji ilişkisini nasıl örneklediğini iki metin ayrıntısıyla açıklayınız. Parçadan hareketle kişiye kesin bir ruhsal hastalık tanısı konulup konulamayacağını gerekçelendiriniz.
Edebiyat, kişinin kaygı gibi iç yaşantılarını düşünce ve davranışlarla görünür kılar. Unutursa herkesin güleceğini düşünmesi ve notu sıkı tutması kaygıyı düşündürür. Ancak kısa bir kurgu parçası klinik değerlendirme sağlamaz; buradan kesin ruhsal hastalık tanısı konulamaz.
Kurgu gözlem: Bir sınıfın çevrim içi sohbetinde “yarın gelcem” yazılmış, aynı öğrencinin okul yönetimine gönderdiği iletide ise “Yarın geleceğim.” biçimi kullanılmıştır. Başka bir iletide yalnız bir emoji kullanıldığı için buluşma saatinin onaylanıp onaylanmadığı anlaşılmamıştır.
Bu gözlemlerden hareketle teknoloji ve sosyal medyanın dil kullanımını nasıl etkileyebileceğini 6–8 cümlelik bir görüş paragrafında değerlendiriniz. Bir kolaylığı, bir iletişim riskini ve bağlama uygun dil kullanımı için bir öneriyi somut örneklerle açıklayınız.
Dijital iletişim, kısa sürede haberleşmemizi kolaylaştırır. Arkadaş grubunda kullanılan kısaltmalar yazma süresini azaltabilir. Ancak her kısaltma her okur için açık değildir. Yalnız emojiyle verilen bir cevap, buluşma saatinin kabul edildiğini kesin göstermeyebilir. Bu yüzden resmî iletilerde standart yazımı ve açık cümleleri tercih etmeliyiz. Arkadaşlarımızla konuşurken de tarih ve saat gibi önemli bilgileri sözcüklerle belirtmemiz yanlış anlamayı azaltır. Kullanım ortamına göre dilimizi düzenlemek, teknolojinin hızından yararlanırken anlaşılırlığı korumamızı sağlar.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Kasabaya döndüğünde herkes eski dükkânın çoktan kapandığını söyledi. Derya yine de sokağın sonuna yürüdü. İndirilmiş kepengin önünde durunca yıllardır içinde taşıdığı umut söndü. Fakat kapıdaki küçük “Yeni adresimiz...” notu, yüreğine yeniden su serpti.
“Umut söndü” ve “yüreğine su serpti” sözlerinin bağlamdaki anlamlarını açıklayınız. İkinci sözün anlamını belirlemenizi sağlayan bilgiyi yazınız.
Umut söndü, beklentisinin gerçekleşmeyeceğini düşünüp umudunu kaybetmesini anlatır. Yüreğine su serpti, rahatlamasını/yeniden umutlanmasını anlatır. Yeni adres notu dükkânın tamamen yok olmadığını düşündürerek bu rahatlamayı sağlar.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Elif peronda durdu. Bavulunun sapını sıktı; kalmak istediğini kimseye söyleyemiyordu. Onun yanında bekleyen babası gülümsedi. Elif, babasının bu gülümsemeden sonra ne düşündüğünü merak etti. Babası ise kızının kendisine kızgın olduğunu sanıyor, bunu sormaktan çekiniyordu.
Anlatıcı kişilerin hangilerinin iç dünyasına ulaşmaktadır? İki kanıt gösteriniz. Bu bilgi alanına göre bakış açısını belirtip okurun durumu anlamasına bir katkısını açıklayınız.
Anlatıcı hem Elif’in kalmak isteyip söyleyemediğini hem babasının kızının kendisine kızgın olduğunu sandığını bilir. Birden çok kişinin düşüncesine eriştiği için hâkim/ilahi bakış açısı vardır. Okur, Elif’in gerçek isteğini ve babasının ona ilişkin varsayımını birlikte görerek söylenmeyen düşünceleri karşılaştırabilir.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Köy okulunun çatısı fırtınada zarar görünce herkes gücü yettiğince bir şey getirdi. Kimi tahta, kimi sıcak yemek taşıdı. Onarımda çalışamayacak kadar yaşlı olan Hasan, çocukların kullanması için sakladığı kitapları verdi. Öğretmen, yardım edenlerin adlarını katkılarının büyüklüğüne göre sıralamak istemedi. “Bu çatıda herkesin payı var,” dedi.
Metinde öne çıkan iki değeri belirleyiniz. Her bir değeri bir davranışla ilişkilendiriniz. Öğretmenin katkıları büyüklüklerine göre sıralamamasının anlamını açıklayınız.
Dayanışma ve emeğe/katkıya saygı öne çıkar. Farklı kişilerin tahta, yemek veya kitap getirmesi dayanışmayı gösterir. Öğretmenin katkıları büyüklüğüne göre sıralamaması, herkesin imkânına göre verdiği desteğin değerli olduğunu vurgular.
Hikâye taslağındaki cümleler:
“zeynep de eski defteri ankaraya götürdü mü”
“Kapak aşınmıştı ancak sayfalar sağlamdı.”
İlk cümleyi yazım ve noktalama kurallarına göre düzeltiniz. İkinci cümledeki “ancak” sözcüğünün kurduğu anlam ilişkisini açıklayıp aynı ilişkiyi başka bir bağlayıcıyla koruyarak cümleyi yeniden yazınız.
“Zeynep de eski defteri Ankara’ya götürdü mü?”
Ancak, karşıtlık/beklentinin tersini gösterme ilişkisi kurar. “Kapak aşınmıştı fakat sayfalar sağlamdı.” biçimi aynı ilişkiyi korur.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Nehir, salona girmeden önce konuşmasının ilk cümlesini beşinci kez fısıldadı. “Unutursam herkes güler,” diye düşündü. Kapı açılınca avucundaki notu daha sıkı tuttu; yine de içeri girdi.
Bu parçanın edebiyat ile psikoloji ilişkisini nasıl örneklediğini iki metin ayrıntısıyla açıklayınız. Parçadan hareketle kişiye kesin bir ruhsal hastalık tanısı konulup konulamayacağını gerekçelendiriniz.
Edebiyat, kişinin kaygı gibi iç yaşantılarını düşünce ve davranışlarla görünür kılar. Unutursa herkesin güleceğini düşünmesi ve notu sıkı tutması kaygıyı düşündürür. Ancak kısa bir kurgu parçası klinik değerlendirme sağlamaz; buradan kesin ruhsal hastalık tanısı konulamaz.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Kapının önünde durdu. “Şimdi girersem bana ne söyleyecekler?” diye içinden geçirdi. Eli tokmağa uzanınca on yıl önceki bir sabahı hatırladı: Aynı kapıdan elinde bavulla çıkmış, arkasından seslenen kardeşine dönüp bakmamıştı. Koridordan gelen ayak sesleriyle bugüne döndü. Elini tokmaktan çekmedi.
Parçada iç konuşma ve geriye dönüşün kullanıldığı bölümleri gösteriniz. Bu iki tekniğin kişinin şimdiki duraksamasını anlamamıza nasıl katkı sağladığını ayrı ayrı açıklayınız.
“Şimdi girersem bana ne söyleyecekler?” kişinin iç konuşmasıdır; kaygısını doğrudan duyurur. On yıl önce bavulla çıkıp kardeşine bakmaması geriye dönüştür; bugünkü karşılaşma kaygısına geçmişteki ayrılığın zemin hazırladığını düşündürür.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Kapı kapandı. Ses kaldı. Kısa, kuru bir ses. Masada iki bardak, bir eksik el. Bekledim. Sonra yine bekledim. Duvar saati, susmayı bilmeyen tek şeydi odada.
Parçanın üslubunu belirleyen iki özelliği metinden örnekle gösteriniz. Bu özelliklerden birinin bekleyiş duygusuna katkısını açıklayınız.
Kısa ve yer yer eksiltili cümleler kullanılmıştır: “Ses kaldı.”, “Kısa, kuru bir ses.” Ayrıca “bekledim” sözcüğü tekrarlanır. Kısa kesintiler ve tekrar, zamanın ağır ilerlediği kesintili/uzayan bekleyişi hissettirir.
Bu çalışma için yazılmış küçürek hikâye:
Yıllar sonra eski evinin kapısını çaldı. Açan çocuk onu tanımıyordu. “Ben burada büyüdüm,” dedi. Çocuk içeri seslendi: “Bir yabancı geldi!” Elindeki anahtarı cebine koydu.
Son cümlede anahtarın cebe konmasını, kişinin evle kurduğu ilişki bakımından yorumlayınız. Yorumunuzu iki metin ayrıntısıyla destekleyiniz; metnin kesin olarak söylemediği bir şeyi de belirtiniz.
Anahtarın cebe konması, kişinin bir zamanlar kendine ait hissettiği eve artık aynı şekilde giremediğini/aidiyetinin değiştiğini kabullenmesi olarak yorumlanabilir. Yıllar sonra dönmesi ve çocuğun onu yabancı diye tanıtması bu yorumu destekler. Evin kime ait olduğu veya kişinin neden ayrıldığı kesin verilmez.
Hikâye taslağındaki cümleler:
“zeynep de eski defteri ankaraya götürdü mü”
“Kapak aşınmıştı ancak sayfalar sağlamdı.”
İlk cümleyi yazım ve noktalama kurallarına göre düzeltiniz. İkinci cümledeki “ancak” sözcüğünün kurduğu anlam ilişkisini açıklayıp aynı ilişkiyi başka bir bağlayıcıyla koruyarak cümleyi yeniden yazınız.
“Zeynep de eski defteri Ankara’ya götürdü mü?”
Ancak, karşıtlık/beklentinin tersini gösterme ilişkisi kurar. “Kapak aşınmıştı fakat sayfalar sağlamdı.” biçimi aynı ilişkiyi korur.
Yazma çıkış noktası: Bir kapının önünde kalan anahtar. Gerçek bir kişiyi anlatmak zorunda değilsiniz.
Önce seçtiğiniz duygu/temayı ve kahramanın karşılaşacağı durumu birer cümleyle planlayınız. Ardından 50–80 sözcüklük bir küçürek hikâye yazınız. En az bir şeyi doğrudan söylemek yerine sezdiriniz; başlık koyunuz. Sonunda gözden geçirerek düzelttiğiniz bir ifadeyi ve düzeltme nedenini belirtiniz.
Plan: Tema, değişen aidiyet. Durum, yıllar sonra eski evine dönen kişinin anahtarının işe yaramaması.
Başlık: Eşik
Anahtarı yıllardır cüzdanında taşıyordu. Sokağa döndüğünde evin boyası değişmişti ama basamak hâlâ aynı yerinden çatlaktı. Kapının önünde durdu, anahtarı uzattı. Kilit dönmedi. İçeriden bir çocuk sesi geldi: “Kimi arıyorsunuz?” Cevap verecek bir ad bulamadı. Anahtarı cebine koyarken basamaktaki çatlağa son kez baktı. Sonra elini cebinden çıkardı; yıllardır sıktığı küçük metal parçası artık avucunu acıtmıyordu.
Düzeltme: “Ev farklıydı.” yerine “Evin boyası değişmişti.” yazdım; değişimi görünür ayrıntıyla anlattım.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Nehir, salona girmeden önce konuşmasının ilk cümlesini beşinci kez fısıldadı. “Unutursam herkes güler,” diye düşündü. Kapı açılınca avucundaki notu daha sıkı tuttu; yine de içeri girdi.
Bu parçanın edebiyat ile psikoloji ilişkisini nasıl örneklediğini iki metin ayrıntısıyla açıklayınız. Parçadan hareketle kişiye kesin bir ruhsal hastalık tanısı konulup konulamayacağını gerekçelendiriniz.
Edebiyat, kişinin kaygı gibi iç yaşantılarını düşünce ve davranışlarla görünür kılar. Unutursa herkesin güleceğini düşünmesi ve notu sıkı tutması kaygıyı düşündürür. Ancak kısa bir kurgu parçası klinik değerlendirme sağlamaz; buradan kesin ruhsal hastalık tanısı konulamaz.
Bilgi notu: Küçürek hikâye, özellikle 20. yüzyılın sonlarında belirginleşen kısa ve yoğun anlatı biçimlerinden biridir. Modern yaşamın hızına verilen edebî tepkilerle ilişkilendirilir; ancak yalnız kısa olması bir metni küçürek hikâye yapmaz.
Bu çalışma için yazılmış örnek:
Telefonuna yüzlerce kutlama geldi. Kapı hiç çalmadı. Pastanın ikinci dilimini yine buzdolabına koydu.
Örnekteki kısalık ve sezdirmenin küçürek hikâye türüyle ilişkisini açıklayınız. Teknolojiyle çoğalan iletişim ile kişinin yalnızlığı arasındaki durumu, verilen dönem bilgisiyle ilişkilendiriniz.
Üç kısa cümle, bütün bir yaşam öyküsü anlatmadan kişinin yalnızlığını pasta dilimi ve çalmayan kapıyla sezdirir; bu yoğunluk küçürek hikâyeye uygundur. Telefonda çok mesaj olmasına rağmen yüz yüze ziyaret olmaması, hızlı ve yoğun dijital iletişim içinde yalnız kalınabilmesini düşündürür. Bu durum modern yaşamın hızına ilişkin dönem bağlamıyla ilişkilendirilebilir.
Bu çalışma için yazılmış küçürek hikâye:
Yıllar sonra eski evinin kapısını çaldı. Açan çocuk onu tanımıyordu. “Ben burada büyüdüm,” dedi. Çocuk içeri seslendi: “Bir yabancı geldi!” Elindeki anahtarı cebine koydu.
Hikâyenin konusunu somut olay üzerinden bir cümleyle yazınız. Temasını belirtiniz ve konu ile tema arasındaki farkı bu metin üzerinden açıklayınız.
Konu, yıllar sonra eski evine dönen bir kişinin artık orada yabancı olarak karşılanmasıdır. Tema, aidiyetin değişmesi, geçmişe özlem veya zamana bağlı yabancılaşmadır. Konu belirli kişinin yaşadığı olayı, tema bu olayın düşündürdüğü daha genel duyguyu/insanlık durumunu belirtir.
Bu çalışma için yazılmış hikâye parçası:
Köy okulunun çatısı fırtınada zarar görünce herkes gücü yettiğince bir şey getirdi. Kimi tahta, kimi sıcak yemek taşıdı. Onarımda çalışamayacak kadar yaşlı olan Hasan, çocukların kullanması için sakladığı kitapları verdi. Öğretmen, yardım edenlerin adlarını katkılarının büyüklüğüne göre sıralamak istemedi. “Bu çatıda herkesin payı var,” dedi.
Metinde öne çıkan iki değeri belirleyiniz. Her bir değeri bir davranışla ilişkilendiriniz. Öğretmenin katkıları büyüklüklerine göre sıralamamasının anlamını açıklayınız.
Dayanışma ve emeğe/katkıya saygı öne çıkar. Farklı kişilerin tahta, yemek veya kitap getirmesi dayanışmayı gösterir. Öğretmenin katkıları büyüklüğüne göre sıralamaması, herkesin imkânına göre verdiği desteğin değerli olduğunu vurgular.
1960 sonrası Türk hikâyeciliği kapsamında Ferit Edgü ve Bilge Karasu ele alınmıştır.
Bu iki yazarın her biri için bir hikâye kitabının adını yazınız. Eserleri doğru yazarın karşısında gösteriniz.
Ferit Edgü: Do Sesi. Bilge Karasu: Göçmüş Kediler Bahçesi.
Hikâye taslağındaki cümleler:
“zeynep de eski defteri ankaraya götürdü mü”
“Kapak aşınmıştı ancak sayfalar sağlamdı.”
İlk cümleyi yazım ve noktalama kurallarına göre düzeltiniz. İkinci cümledeki “ancak” sözcüğünün kurduğu anlam ilişkisini açıklayıp aynı ilişkiyi başka bir bağlayıcıyla koruyarak cümleyi yeniden yazınız.
“Zeynep de eski defteri Ankara’ya götürdü mü?”
Ancak, karşıtlık/beklentinin tersini gösterme ilişkisi kurar. “Kapak aşınmıştı fakat sayfalar sağlamdı.” biçimi aynı ilişkiyi korur.
Yazma çıkış noktası: Bir kapının önünde kalan anahtar. Gerçek bir kişiyi anlatmak zorunda değilsiniz.
Önce seçtiğiniz duygu/temayı ve kahramanın karşılaşacağı durumu birer cümleyle planlayınız. Ardından 50–80 sözcüklük bir küçürek hikâye yazınız. En az bir şeyi doğrudan söylemek yerine sezdiriniz; başlık koyunuz. Sonunda gözden geçirerek düzelttiğiniz bir ifadeyi ve düzeltme nedenini belirtiniz.
Plan: Tema, değişen aidiyet. Durum, yıllar sonra eski evine dönen kişinin anahtarının işe yaramaması.
Başlık: Eşik
Anahtarı yıllardır cüzdanında taşıyordu. Sokağa döndüğünde evin boyası değişmişti ama basamak hâlâ aynı yerinden çatlaktı. Kapının önünde durdu, anahtarı uzattı. Kilit dönmedi. İçeriden bir çocuk sesi geldi: “Kimi arıyorsunuz?” Cevap verecek bir ad bulamadı. Anahtarı cebine koyarken basamaktaki çatlağa son kez baktı. Sonra elini cebinden çıkardı; yıllardır sıktığı küçük metal parçası artık avucunu acıtmıyordu.
Düzeltme: “Ev farklıydı.” yerine “Evin boyası değişmişti.” yazdım; değişimi görünür ayrıntıyla anlattım.
Özgün yazılı hazırlık sorularıdır. Resmî sınav soruları değildir. Bazı sorular farklı senaryolarda tekrar kullanılır; senaryolar birbirinden bağımsız denemeler olarak değerlendirilmemelidir.